Artık yalnız değilsin!

Artık yalnız değilsin!
Sevgili dostum,

Etrafında seni anlayan birinin olmadığını düşündüğün veya kendi dünyanı kimselere açmayı istemediğin için yaşamın boyunca suskun kalmış; derdini, sevincini, hayallerini, hedeflerini kimselerle paylaşamamış, kimselere açılamamış ve kimselerden destek görememiş biri olabilirsin.

Ömrünün sonuna kadar böyle yaşamayı istemiyorsun değil mi?

En büyük kalabalıklarda bile kendini yalnız hissetmiş, dış dünyayla bağlarını koparmış halde kendi yarattığın ve senden başka karakterin olmadığı dünyanda yaşıyor olabilirsin… Ama sen böyle bir hayatı yaşamak için mi geldin dünyaya? Sence de daha güzel bir yaşamı hak etmiyor musun? Böyle bir yaşamı inşa etmenin zamanı gelmedi mi senin için?

Kafasında onlarca projesi olan, irili ufaklı pek çok hedefe sahip biriydin belki… Ancak nerden başlayacağına hiçbir zaman karar veremedin ve bu yüzden yapmak istediklerinin hiçbirini yapamadın. Seni çok iyi anlıyorum. Lakin aldığın kararları hayata geçirebilecek ve bunun için yeterli motivasyona sahip olduğunun farkına ne zaman varacaksın?

Yaşadığın şu ana kadar istemediğin pek çok şey yaptın. Sana ait olmayan pek çok duygu, düşünce ve davranışa hayatında yer verdin veya bunu yapmak zorunda kaldın. Hayatınla ilgili kararları hep başkaları verdi ya da başkalarının etkileriyle sen verdin. Bu kararlar çoğunlukla seni arzu etmediğin sonuçlara götürdü. Kimi zaman istediğin sonuçları almış olsan bile, bunlar seni mutlu etmeye yetmedi. Çünkü ne yaptığın seçimler tam olarak senin seçimlerindi, ne de almış olduğun kararlar sana aitti. Artık kararlarını bizzat kendinin almış olduğu yepyeni bir hayatı seçme ve yaşama olanağına sahip olmak, kendi kararlarınla şekillendirebileceğin; duygu ve düşüncelerinle doldurabileceğin bir hayatın olsun istemez misin?

Gelecekle ilgili hep kaygılarla yaşadın. Bir bakıma korkularının esiri oldun. Sıkıldın, bunaldın… Fakat bunlardan nasıl kurtulacağını bir türlü kestiremedin. Her şeye rağmen hayatına yeniden yön vermek ve geleceğini yeniden şekillendirmek istedin ancak bunun için de bir türlü netleşemedin. Nerden başlaman ve nasıl bir hazırlık yapman gerektiğini, neyi uygulayıp neyi uygulamayacağını bilemedin… Hala şansın varken, artık bir seçim yapma zamanı gelmedi mi sence? Oturup tüm bunları kendine dert etmeyi mi seçeceksin yoksa geleceği bu günden başlatacak güç ve potansiyele sahip olduğunun bilinciyle, değişim ve dönüşümden yana mı kullanacaksın tercihini?

Ya da sen!

Evet, sen; başarılarıyla övünüp kendi yaşamının parmakları arasından kayıp gittiğini fark edemeyen dostum!

Çok başarılı bir kariyerin ve tırnaklarınla kazıya kazıya buralara kadar getirdiğin mükemmel bir işin var. Dışarıya muazzam bir görüntü veriyorsun ancak yaşadığın stresi, geçirdiğin uykusuz geceleri, ihmal ettiğin aileni, uğraştığın onca problemleri senden başka bilen var mı? Bunca zamandır hep sen sorun çözmekle uğraştın değil mi? Seni de anlıyorum… Oysa etrafında, sana nasıl olduğunu soran bir tek kişin bile olmadı. Çünkü sen insanların algılarına bambaşka bir profil yerleştirdin. Her türlü sorunun üstesinden gelebilen, her türlü düşmanla savaşabilen, olası güçlüklerin tümüyle baş edebilen; güçlü, kararlı bir süper kahraman yarattın. Ancak bir süper kahramanın da hassas olabileceği, duyguları, istek ve arzuları olabileceği kimsenin aklına gelmedi ya da gelemedi… Başarılarla dolu bir hayatın var ama eksik olan şeyin “kendin” olabileceğine hiç ihtimal vermedin. Bu gerçeği göz ardı ettin hep. Eminim, bu yüzden yaptığın hiçbir şey de seni tatmin etmiyordur artık. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki büyük başarıların büyük problemleri, büyük sancıları olur ve artık bunlarla nasıl başa çıkabileceğini bilmiyor ve yaşadıklarına hiçbir anlam veremiyorsundur. Köşeye sıkıştığını düşündüğün bir noktadasın artık. Şimdi geriye dönüp baktığında, kendini ne kadar ihmal ettiğinin farkındasın değil mi? Bu farkındalıkla sevginin gücüne inanarak, şefkat ve merhametle kendine bir kez daha sarılmaya var mısın?

Okuduğun onlarca kişisel gelişim kitabı, aldığın eğitimler, katıldığın atölyeler bir türlü olmak istediğin kişiye seni yakınlaştıramadı. Eşten-dosttan aldığın tavsiyeler, zaten karmaşa içinde olan kafanı daha da karıştırdı ve bunu aşmak için de kendine yüklendikçe yüklendin… Bu karmaşadan kurtulmak istedikçe kendini her geçen gün daralan bir kafes içinde buldun. Şimdi de tüm enerjini bu kafesten kurtulmak için harcıyorsun. Evet, denemeli ve bunu başarmalısın! Başaracaksın da! Peki ya o kafes senin içindeyse… İçinde bulunduğumuz kafesten çıkmak denenebilir ve bir bakıma başarılabilir de… Peki, kendi ellerinle içine nakşettiğin kafesten nasıl kurtulmayı düşünüyorsun?

Ailesi başta olmak üzere iş arkadaşları, çevresindeki insanlarla iletişim kuramadığından dem vuran, kimseyi anlamadığından ve kimsenin kendisini anlamadığından yakınan güzel kardeşim!

Bu zamana kadar nasıl iletişim kurdun, neler söyledin, neler anlattın, nasıl bir dil kullandın insanlara karşı? Nedir seni anlamamalarına sebep olan şey? Sen onlar için anlaşılabilir biri olmaya çalıştın mı, onları dinledin mi peki? Bu zamana kadar “kimse beni sevmiyor!”, “kimse beni anlamıyor!” diye yaşadığına bahse girerim. Şimdi kendine sorar mısın lütfen; “Hiç mi kimse sevmedi, hiç mi kimse anlamadı seni?”

Anlaşılmayan ve sevilmeyen kişi hep sen mi oldun? O halde şimdi sen söyle lütfen; Sen kimleri sevdin, nasıl sevdin? “Tüm çabalarıma rağmen kimse beni anlamadı, kimse beni sevmedi!” diyebiliyor musun? Buna verecek mantıklı bir cevap bulamıyorsan, artık bazı şeyleri değiştirmenin zamanı gelmiş demektir. Bunu biraz daha geciktirmenin bir anlamı var mı sence?

Daha anlaşılır, daha sağlıklı iletişim kurabilen; ne istediğini bilen ve iletişimde olduğu insanların da isteklerini anlamaya çalışan; duygudaşlık kurabilen bir insan olmak çok mu zor dersin? Bunu anlamak ve bambaşka bir insan olmak için kendine bir şans tanımaya var mısın?

PEKİ AMA NASIL?

Hepimiz, zaman zaman içinden çıkılmaz bir hal alan, bir yığın sorunla boğuşmak zorunda olduğumuz aynı dünyayı paylaşıyoruz. Ne sorunlar bitiyor, ne de mücadele. Ancak şunu da çok iyi biliyoruz ki, var olan sorunların hiçbiri aşılamaz sorunlar değildir. İnsanın, farkında olduğu güç ve potansiyeli karşısında sorunların, engellerin pek bir şansı yok. Ama inançla, ama farkındalıkla…

Fark ederek, farklı yol ve yöntemleri keşfederek istediğimiz kişi olmak bizlerin elinde. Güç biz de yani…

Daha iyi anlamak için şöyle bir etrafınıza bakın lütfen. Yaşayan herkesin türlü türlü dertleri, sorunları, sıkıntıları, aşamadıkları engelleri yok mu? Buna rağmen herkesin aynı hayatı yaşadığını söyleyebilir miyiz? Elbette ki hayır! Sizin hayallerinizi yaşayan milyonlarca insan var…

Hayatta aşılamaz dediğimiz engelleri aşan insanların yaşamlarına bakın. Sizce bulundukları yerler, kendilerine altın tepside mi sunuldu? Hiç mi zorluk çekmediler, hiç mi aşmak zorunda kaldıkları engelleri olmadı dersiniz…

Şimdi de sorunlarını çözmekten uzak, hedefleri, hayalleri, istek ve arzuları hep yarım kalmış, hep aynı şikâyetlerden beslenenleri düşünün bir de…

Böyle insanların yaşadıklarına cevap bulmak için ufak bir gözlem yapmak ve birkaç soruyu cevaplamak yeterli gelir sanırım; “Şikâyet ettikleri konular hakkında nasıl bir çaba içine girmişler, bunları aşmak için neler yapmışlar?”

Çok fazla şey anlatıyor olsalar da aslında bunlar için gerçek manada bir mücadeleden söz edilemez…

Şunu bilmeliyiz ki, başarı asla tesadüf değildir!

“Kader, gayrete âşıktır!” sözünü duymuşsunuzdur. Yunus Emre’ye yüzyıllar öncesinden bunu söyleten ne olmuştur sizce?

Balzac, durduk yerde mi “Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır.” dedi. Konumuzla alakalı tarihten yüzlerce örneklerini verebileceğimiz nice bilge insan var.

Buradan anlıyoruz ki insanlar her dönemde ve her yerde aynı insan. Duyguları, istek ve arzuları, hayalleri benzerdir. Ancak fark yaratanlar değişime direnenler değil, değişimi kovalayanlar olmuştur. İnsanın her daim yapabileceği şeyler vardır. Pes etmeden önce mücadele etmemiz, yapacağımız bazı hamlelerle, kaderimizi belirleyeceğimizi bilmemiz çok önemli. Dünyanın tarihini değiştiren bu güzel insanların da bizlere verdikleri mesaj tam da budur; Asla pes etme! Günün birinde mutlaka başaracaksın!

VAR MISINIZ DOSTLAR?

Yazımın bütünü içerisinde sorduğum soruları samimiyetle cevaplamaya var mısınız? Yaşamak istedikleriniz, değiştirmek belki de hayatınızdan tümüyle çıkarmak istedikleriniz, hedefleriniz ve hayalleriniz var. Geleceğinizi buna göre yeniden şekillendirmek istiyorsunuz.

Onu istiyorsunuz… şunu istiyorsunuz… bunu istiyorsunuz… ama nasıl yapacağınızı bilmiyor ve o sihirli ilk adımı bir türlü atamıyorsunuz…

Hiç üzülmeyin, hiç dert etmeyin! Artık ülkemizde sizi dinleyecek ve olmak istediğiniz kişi olmanızı sağlayacak çok özel bir oluşum var. Ne yapacağınıza karar vermenizi, hayallerinizi yaşamanızı, hayatınızla ilgili yeni kararlar almanızı sağlayacak koçlarınız var artık.

ARTIK GELECEK BUGÜN BAŞLAR VAR!

Uluslararası Koçluk Federasyonu’nun (ICF) Master Certified Coach (MCC) unvanlı sayılı koçlarından biri olarak, gerek aldığı eğitimler, gerek bilgisi ve donanımıyla fark yaratan, verdiği eğitimlerle de insanların yoluna ışık tutan, 50 hükümetin koçu olarak çalışmalarını sürdüren ve kısa süre önce Forbes tarafından yılın mentor ve performans koçu seçilen ilk Türk olarak dünya literatürüne bir kez daha girmeyi başaran, ülkemizde koçluk denince akla gelen ilk isim olan MCC Fatih Elibol ve kendi ekolünden koçlarla beraber kurduğu Gelecek Bugün Başlar Derneği var…

Yine Forbes tarafından dünyanın en iyi koçluk modeli olarak seçilen MCC Fatih Elibol imzası taşıyan ELB (Enriching Life Bonds) koçluğuyla var olan dernek ve koçlarımız artık sizler için varlar. Yolunuza ışık tutacak, yalnız olmadığınızı hatırlatacak, sizi biricik ve eşsiz kabul edecek, sizleri asla yargılamayacak yol arkadaşlarınız var artık.

Koçlarımızdan alacağınız koçluk seanslarıyla kendinize koyduğunuz tüm sınır ve engelleri aşmanın rahatlığını doyasıya yaşayacak, geleceğinizi yeniden şekillendirebilecek, sahip olduğunuz performansı ortaya çıkarabilecek ve fark yaratmaya başlayacaksınız.

Elbette ki koçlar tüm bu saydıklarımı “Hokus Pokus” ile yapmayacak ve üstelik sizlerle bir araya geldiklerinde ellerinde bir sihirli değnek görmeyeceksiniz. Olağanüstü güçleri de yok. Bunu sizler başaracaksınız. Koçunuz sizi daima yolda tutmaya çalışacak ve siz keşiflerle dolu bu olağanüstü yol arkadaşlığıyla istediğiniz ve yeterli olduğunu düşündüğünüz her şeyi başarmanın keyfine varacaksınız.

“NEDEN BİR KOÇA İHTİYACIM OLSUN Kİ?”

“Her şeyi ben başaracaksam neden bir koça ihtiyacım olsun ki?” dediğinizi duyar gibiyim. Shakespeare’in o meşhur sözünden bir alıntıyla şunu söyleyebilirim ki “İşte bütün mesele bu!”

Bütün mesele, bu sorunun cevabında gizlidir.

Yaşadıklarınıza şöyle bir bakın lütfen. Yazının başından bu yana anlattıklarımdan hareketle bir koçla beraber yol almış olsaydınız, şu anda nerde olurdunuz?

Koçunuz donanımı, tecrübesi ve geldiği ekolden öğrendikleriyle sizi bulunduğunuz yerden alıp, ulaşmak istediğiniz noktaya varıncaya dek sizlere eşlik eder, size yoldaş olur. Yolunuzdan şaşmamanızı, ihtiyaç duyduğunuz motivasyonu kazanmanızı sağlar.

Sorduğu doğru sorularla ne istediğinize, hangi yöne ve nereye varmak istediğinize karar vermenizi sağlar. Nasıl bir hayat yaşamak istediğinize bağlı olarak size cesaret ve güven verir. Kendinizle barışık olduğunuz yeni bir yaşama kapı aralamanıza olanak sağlar. Kendinizi bulmanızı, hedefleriniz konusunda netleşmenizi sağlar.

Kim olmak istediğinize, koçunuzun sorduğu sorularla yanıt bulabiliyor ve potansiyelinizi keşfedebiliyorsunuz. Bunları bir koç olmadan başarabilmek çok zordur. Çünkü siz dahi hiç kimse sizi koçunuz gibi dinlemez, gözlemlemez ve neler yaşadığınızı anlamaya çalışmaz. Koç seans esnasında anda kalarak, sizi dinleyip gözlemleyerek tam olarak ne istediğinizi, ihtiyaçlarınızı ve bunları nasıl elde edeceğinizi bulmanı sağlar.

Koçunuz, sizde ayna görevi görür ve seansta artık kendinizle baş başasınızdır. Sorduğu her soruda, siz yeni bir yönünüzü keşfeder, farklı bakış açıları, içgörü ve farkındalıklar kazanırsınız. Güçlü geri bildirimleriyle de size ilham verir. Koçunuz, sadece güçlü yönlerinizi değil, zayıf yönlerinizi de keşfetmenizi ve bununla birlikte doğru adımlar atmanızı sağlar, istediğiniz hedef ve başarıya ulaşmanızda size yardımcı olur.

Haydi! Gelin bu günü kendinize ayırıp web sitemizi ziyaret edin. Size yol arkadaşı olmak için bekleyen yüzden fazla koçtan istediğiniz kişiyle irtibata geçerek geleceğinizi bu günden başlatın. Emin olun, yaşayamadıklarınızın yaşadıklarınızdan çok daha güzel olduğunu fark edeceksiniz.

Sevgilerimle…

Picture of Cudi Ökten
Cudi Ökten
ACTP ICF Akredite Koçluk Eğitim Programı Transaksiyonel Analiz Gestalt NLP

Post a comment

Bağışınız İçin Teşekkürler

Online ödeme

Aşağıda ki bağlantıya tıklayarak bağışınızı yapabilirsiniz.

GBB Kitap al

Aşağıda ki bağlantıya tıklayarak imzalı GBB kitabını sipariş ver.

havale/eft

GELECEK BUGÜN BAŞLAR DERNEĞİ

Banka
: HalkBank
İBAN: TR48 0001 2009 1470 0016 0000 16