Aşkın Koçluk Hali
Evet…
Benim için aşkın en sade, en yalın, en gerçek hali buydu.
Eğitimler, projeler, başvurular, okuduğum kitaplar…
Geçtiğim yollar, yaşadığım zorluklar, edindiğim deneyimler…
Hepsi beni bu farkındalığa hazırlamış.
Eğitimlerin sonuna doğru yoğun bir şekilde seanslar yapıyordum.
Ama bir şey eksikti…
Yapıyordum ama tam anlamıyla hissetmiyordum.
Sonra bir gün durup kendime sordum:
“Gerçekten ne yapıyorum?”
Ve o an, ELB yaklaşımının (Yaşam Bağlarını Güçlendirme) sadece zihinsel bir kavram olmadığını fark ettim.
Onu zihnimden kalbime indirdiğimde…
Her şey değişti.
Koçluk artık sadece bir meslek değil; bedenimde, zihnimde, tüm varlığımda hissettiğim bir haldi.
Bir danışanın keşif anında…
“Şimdi ne mümkün?” dediğimiz o yerde…
Vizyonun doğduğu, stratejinin şekillendiği, aksiyonun başladığı o anda…
Orada bir şey oluyor.
Bir akış…Bir dans…
Ve ben o anın içinde, hayatın en saf haline dokunduğumu hissediyorum.
İyi bir haber aldığımda da, kötü bir haber aldığımda da…
Hasta olduğumda da, sağlıklı olduğumda da…
Yağmur yağdığında da, güneş açtığında da…
Koçluk hep orada.

Hatta bir gün, yüreğimi sarsan, içimde adeta deprem etkisi yaratan haberlerle karşılaştığım bir günde bunu çok derinden fark ettim.
İçimde ağırlık vardı.
Akşam bir danışan seansım vardı ve bir an durup düşündüm:
“Bugün gerçekten yapabilir miyim?”
Sonra o koltuğa oturduğum an bir şey oldu…
Günün yükünü, duygularımı, zihnimdeki gürültüyü dışarıda bırakmıştım.
O 45 dakika boyunca sadece danışanımın dünyası vardı.
Ve işte o an anladım:
Koçluk O 45 dakika boyunca kendi hikâyeni susturup, karşındaki insanın potansiyeline sevgiyle eşlik etmektir. Tüm mesele buydu
Bazen gecenin bir yarısı gelen bir seans talebiyle…
Bazen bir danışanın tek bir farkındalığıyla…
Ve her seferinde, içimde aynı şey oluyor:
Zihnim sakinleşiyor, bedenim yumuşuyor, içimde bir ferahlık yaratan pencereler açılıyordu
Tıpkı Mayıs yağmurundan sonra doğanın aldığı o derin nefes gibi…
Toprak kokusu, ıslak yapraklar, berrak bir hava…
İşte benim için koçluk tam olarak bu.
Şimdi sana soruyorum:
Bu, aşk değil de nedir?
Performans Koç
Canan Avşaroğlu