DUYGULARINA KULAK VERİYOR MUSUN?

DUYGULARINA KULAK VERİYOR MUSUN?

Yaşam içinde var olduğumuz benliğimiz; zihnimizden geçen düşünceler, ruhumuzun hissettikleri ve fiziksel aktivitelerimizle bir bütün olarak varlığını sürdürür.

Yaşamın koşuşturması içerisindeyken çoğu zaman zihnimizin ön planda olduğu, duygularımızı sakladığımız ya da görmezden geldiğimiz anlarla istemeden karşılaşırız.

Bazen zihnimizi koca bir buzdağı gibi ön plana alır, buzdağının arkasında kalan duyguları saklamak isteriz. Çoğu zaman bunun farkına bile varmayız.

Oysa orada yatan duygular; “Beni hisset, ben buradayım” diye sessizce ya da bazen güçlü bir şekilde kendini hatırlatıyordur.

“Bazen ifade etmek istesek bile kendimizi sabote edebiliriz. Duygu paylaşılmadıkça, görülmedikçe ve kabul edilmedikçe bu durum bir çıkmaza dönüşebilir.”

Peki gerçekten göremiyor muyuz, yoksa görmekten mi kaçıyoruz?

Bu duygu bir mutluluk, bir üzüntü, bir öfke, korku ya da şaşkınlık olabilir. İfade etmediğimiz hiçbir duygu kaybolmaz, olduğu yerde kalır. Benzer bir durumla karşılaştığımızda, çok daha yoğun bir şekilde yeniden yüzeye çıkar.

Bazen ifade etmek istesek bile kendimizi sabote edebiliriz. Duygu paylaşılmadıkça, görülmedikçe ve kabul edilmedikçe bu durum bir çıkmaza dönüşebilir.

Ve zamanla bedenimizde kendini hissettirmeye başlar.

İşte tam bu noktada koçluk bakış açısı devreye girer.

Çünkü koçluk, duyguları bastırmak ya da yok saymak değil; onları fark etmek, anlamlandırmak ve sağlıklı bir şekilde ifade edebilmek üzerine kuruludur.

Çoğu zaman bizi zorlayan şey, duygunun kendisi değil; o duyguyla ne yapacağımızı bilememektir.

          Öfke geldiğinde bastırmalı mıyım?

         Üzüldüğümde güçlü mü görünmeliyim?

         Korktuğumda geri mi çekilmeliyim?

Belki de cevap aradığımız şeyler değil, sormadığımız sorular önemlidir.

Koçluk sürecinde kişi kendine şunları sormaya başlar:

       “Şu an ne hissediyorum?”

       “Bu duygu bana ne anlatmak istiyor?”

       “Bu his hangi ihtiyacımı gösteriyor?”

Çünkü her duygu bir mesaj taşır.

Öfke çoğu zaman ihlal edilen bir sınırı,

Üzüntü karşılanmamış bir beklentiyi,

Korku ise belirsizlikle baş etme ihtiyacını işaret eder.

Duygularını fark eden kişi, hayatını da daha bilinçli yaşamaya başlar. Artık otomatik tepkiler vermek yerine, seçim yapabilir. Ve belki de en önemlisi:

İfade edilen duygu akışta kalır

İfade edilmeyen duygu ise yük olur.

Koçluk, tam olarak bu noktada bir alan açar.

Kişinin kendini yargılamadan görebildiği, duygularını bastırmadan ifade edebildiği ve en önemlisi kendisiyle gerçek bir temas kurabildiği bir alan…

 

Belki bugün kendine sadece şu soruyu sormakla başlayabilirsin:

“Ben gerçekten ne hissediyorum?”

Cevap hemen gelmeyebilir. Ama sormaya başladığın an, kendine doğru bir kapı aralamış olursun. Çünkü gerçek dönüşüm; duygularını bastırdığında değil, onları duymaya cesaret ettiğinde başlar.

Picture of SEHER GÜMÜŞ
SEHER GÜMÜŞ
Performans Koçluğu Transaksiyonel Analiz

Post a comment

Bağışınız İçin Teşekkürler

Online ödeme

Aşağıda ki bağlantıya tıklayarak bağışınızı yapabilirsiniz.

GBB Kitap al

Aşağıda ki bağlantıya tıklayarak imzalı GBB kitabını sipariş ver.

havale/eft

GELECEK BUGÜN BAŞLAR DERNEĞİ

Banka
: HalkBank
İBAN: TR48 0001 2009 1470 0016 0000 16