İçindeki konuşan sesleri fark ediyor musun? Bu sesler seninle nasıl konuşuyor? Peki, sana her gün bir şeylerin yanlış gittiğini söyleyen, seni suçlayan ya da hatalarını arayan, “Yeterince iyi değilsin!” diye fısıldayan o eleştirel sesi duyuyor musun?
Her birimiz içimizdeki bu sesle yaşıyoruz ancak farkında bile olmuyoruz. Peki, fark etmediğimiz bu iç ses hayatımızı, kendimize olan güvenimizi, insanlarla olan ilişkilerimizi veya yaşamdaki hedeflerimizi nasıl etkiliyor? Mesela bir tartışmanın içerisindeyken hiç kırıcı bir şey söylediğin oldu mu? Ya da insanlar seni eleştirdiğinde sinirlenmene anlam veremediğin zamanlar?..
Tüm bu tepkilerin hepsi düşünce kalıplarımızdan, inançlarımızdan ve geçmişte şekillenen deneyimlerimizden kaynaklanıyor. Çünkü yaşadığımız her bir deneyimde iç sesimiz bize bir şeyler fısıldıyor. Mesela “Keşke farklı tepki verseydim!” , “Kendini savunmalısın!” ya da “Her zaman hata yapıyorsun!” gibi… Peki, bu sesler gerçekten sana mı ait? Seni eleştirmiş olan eski bir öğretmenin, belki de seni korumaya çalışan ebeveynlerin ya da içindeki küçük kırılgan çocuk yanın?..
Transaksiyonel Analiz kurucusu Eric Berne, “Geçmişten gelen mesajlar, geleceğimizi şekillendirir. Ancak onları fark edersek özgürleşme şansımız olur. Ebeveyninin söylediklerini sorgulamayan bir çocuk, hayatı boyunca onun kurallarıyla yaşar.” der.
Her birimiz geçmişte yaşadığımız olayların bir yansımasıyız. Çocuklukta yaşadığımız her deneyim, bugünkü iletişim tarzımızı etkiliyor. Çocukluğunda sık sık eleştirilen kişiler, büyüdüklerinde de kendi kendilerini eleştiren kişilere dönüşüyorlar. Bu sesin bizi koruma altına aldığı zamanlar olsa da maalesef çoğu zaman zarar vermektedir.
Eleştirel sesin farkına varmak, değişimin ilk adımıdır. Şimdi, bu döngüden çıkma zamanı!
Gün içerisinde seni engelleyen, eleştiren ve yönlendiren düşüncelerini gözlemlemeye çalış. Kendine karşı dürüst olmalısın. Bu düşünceleri ve sana yaşattığı duyguları bastırmak yerine, onların nereden geldiğini keşfetmelisin. Böylece sadece kendinle olan iletişimin değil, çevrendeki kişilerle olan bağların da güçlenecektir.
ELEŞTİREL İÇ SESİN ZARARLARI
ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ: Yapabildiklerinin yerine sürekli yapamadıklarına ya da hatalarına odaklandığın için kendini yetersiz hissetmene sebep olabilir. “Bunu yapamam!” veya “Onlar benden daha başarılı…” gibi düşünceler, harekete geçmeni engeller. İş hayatında ve özel hayatında kendini geri planda tutmana sebebiyet verebilir.
MÜKEMMELİYETÇİLİK: “Daha iyisini yapmalısın.” gibi düşünceler de seni mükemmeliyetçilik tuzağına düşürür. Sürekli kendini daha iyisini yapmak için zorlarsın ancak sonrasında mükemmel olamadığın her durumda kendini suçlamaya başlarsın. Bu durum; ne kadar başarılı olursan ol, tükenmişlik hissine ve tatminsizliğe yol açar.
İLİŞKİLERDE SORUNLAR: Kendisini eleştiren kişiler, çevresindeki insanları da eleştirir. Kendimizle olan iletişimimiz ne kadar sağlıklıysa bu dışarıya da yansır ve daha güçlü bağlar kurarız. “Beni anlamıyorlar!” ya da “Bana hep böyle davranıyor…” gibi düşünceler, ilişkilerde çatışmaların oluşmasına sebebiyet verir.
MOTİVASYONU DÜŞÜRÜR: Sürekli hata yapacağım korkusuyla yaşamak, seni gerginleştirir. Ufacık bir yanlışı bile büyüterek zihinsel bir yorgunluğa sebep olabilir. Sürekli eleştirildiğini düşünsene! Bu, bir süre sonra “Zaten başaramam!” hissine kapılmana sebep olur veya yeni bir girişimde bulunmak istediğinde “Başarısız olursun…” diyerek risk almanı engelleyebilir.
ÖRNEK: İÇ SESLE YÜZLEŞMEK
Öncelikle şunu söylemeliyim ki; iletişim önce kendimizle başlar.
Bir koçluk seansında danışanıma içsel sesini fark etmesi, kendisiyle barışması, düşünce kalıplarının farkına varması ve hayatına daha özgüvenli bir şekilde ilerlemesi konularında yol arkadaşlığı yapıyorum. Bana gelen danışanım, birçok eğitim almış olmasına rağmen kendini yetersizlik duygusu içerisinde hissediyordu. Aslında oldukça donanımlı ve becerikliydi ancak hâlâ yeni bir eğitim daha alması gerektiğini ve ne yaparsa yapsın, başarılı olamayacağını düşündüğünü söyledi. Bu durum onun harekete geçmesini engelliyordu. Koçluk seansında bu sesin kaynağına doğru indiğimizde arkadaşının başka birisi hakkında söylediği bir düşünceyi içselleştirdiğini fark etti. Aslında bu düşünce ona ait değildi. Yaşanılan olayın da kendisiyle bir ilgisi yoktu. Fakat o kadar çok bu düşünceyi benimsemişti ki kendisiyle bağdaştırmış ve bu düşünce yüzünden mükemmeliyetçi bakış açısıyla harekete geçmekten kendisini alıkoyuyordu. Yaşadığı farkındalık sayesinde artık onu ele geçiren iç sesini tanımaya başladı. Böylece yaptığı işlerin değerini daha fazla görmeye başladı. Koçluk seansında danışanıma sadece yol arkadaşlığı yaptım. Sorduğum sorularla, etkili dinleme ve verdiğim geri dönütlerle birlikte eleştirel içsesini fark etmesine yardımcı olarak derin bir içgörü elde etmesini sağladım. Bu sesle savaşmak yerine artık kendisiyle güzel bir ilişki içerisinde...
Unutmayın, harekete geçmek için mükemmel olmaya gerek yok. İçindeki eleştirmeni susturmanın anahtarı; onunla mücadele etmek değil, daha cesaret verici olan olumlu sesi dinlemektir. Peki, sen kendi iç sesinle barışmaya hazır mısın?
KENDİNE SORABİLECEĞİN SORULAR
Hangi durumlarda eleştirel iç sesin konuşuyor?
Bu düşünce sana nasıl hissettiriyor?
Bu sesin söyledikleri doğru mu?
Kendimle daha şefkatli bir ilişki kurmak için neler yapabilirim?
Bir şeyler ters gittiğinde eleştirel sesin seni ele geçirmesine izin verme. Hayatın boyunca bu iç sesinle yaşamak zorunda değilsin. Mükemmelliğin baskısı olmadan bir gününü geçirmek, nasıl bir duygu olurdu?
Kendini eleştirmediğin bir güne uyandın ve kendine baktığında herhangi bir olumsuz yargıda bulunmuyorsun. Çevrende bir sürü insanla bir aradasın ve bu kişilerle kendini kıyaslamıyorsun. Artık kendi hikâyenin yazarı sensin. Şimdi kendinle daha şefkatli ve destekleyici bir ilişki kurma zamanı...
Eleştirel iç sesinle yüzleşmek, kendini daha iyi anlamak ve dönüştürmek senin elinde. Sadece bir adım atman yeterli. Bu süreçte sana yol arkadaşlığı etmek için hazırım. Eric Berne’ün dediği gibi “Herkesin içinde bir ebeveyn, yetişkin ve çocuk vardır. Bu ego durumlarından hangisinden konuştuğunuzu anlamak, kendinizi anlamanın ilk adımıdır. Gerçek özgürlük, yetişkin ego durumuna geçmekle mümkündür.”
Hem kendinle hem de çevrendeki kişilerle daha iyi ilişkileri fazlasıyla hak ediyorsun. Hazırsan haydi, birlikte yolculuğa başlayalım…
ELEŞTİREL İÇ SESİ NASIL SUSTURABİLİRSİN? | Gelecek Bugün Başlar