Blog

GÜÇLÜ SORULARIN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ

Yaşam boyunca ne çok şey sorarız değil mi? Çocukluktan yetişkinliğe kadar sorular, hayatımızın her anında yer alıyor. Özellikle çocukluk yıllarını düşündüğümüzde hayatımızın ne çok soruyla dolu olduğunu daha iyi anlıyoruz. Çocuklar, çok güçlü sorular sorabiliyorlar. Bunun kaynağına baktığımızda, o muhteşem çocukluk meraklarının yattığını söyleyebiliriz. Merak, sormayı; sorular da öğrenmeyi sağlar. Buradan yola çıkarak öğrenmek için çocukluk merakımızı korumanın ve bunu yaşantımız boyunca sürdürmenin ne denli önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Öğrenmek için soru sormadan daha önemli bir yöntem yoktur. Bilinmezlikleri öğreten, farklılaşmayı sağlayan, farklı bakış açıları yaratan, ufuk açan şey sorduğumuz güçlü sorular sayesindedir. Öğrenmek, bilgi edinmek için sorduğumuz sorular ne kadar önemliyse kendimize sorduğumuz sorular da bir o kadar önemlidir nitekim kendimize soracağımız güçlü sorular, hayatımızın gidişatını belirlediği gibi hayatımızda fark etmediğimiz detayları görmemizi ve netleşmemiz sağlar. Neden Güçlü Soru Sormalıyız? Bildiğiniz gibi koçluğun en önemli aracı güçlü sorulardır. Koçluk gücünü buradan alır. Güçlü sorular; kişilerin kendilerini ifade ederek net olmalarını sağlar, farklı bakış açıları kazandırır, hayatlarında fark etmedikleri, düşünmedikleri durumları fark ettirerek ileriye, daha da ileriye gitmelerini sağlar. Koçluk seanslarımızda olduğu gibi kişi yargılanmadığı, eleştirilmediği ve sorgulanmadığı zaman güçlü sorularla karşılaştığında kendisini çok rahat ifade edebildiği gibi hakkında çok daha fazla bilgiye ulaşabilir. İnsanın bu yolla kendini yeniden keşfedebildiği söylenebilir. Güçlü sorular bu yüzden kişinin hayatını değiştirir. Sizler de kendinizi biraz daha yakından tanımak, hayatınızla ilgili daha doğru kararlar almak ve geleceğinizle ilgili net hedefler koymak için kendinize güçlü sorular sormalısınız, belki de bu zamana kadar hiç sormadığınız sorular… Güçlü sorular, içinde genellikle “Ne?”, “Nedir?”, “Neden?”, “Nasıl?”, “Niçin?” gibi ifadeler bulunduran açık uçlu sorulardır. Güçlü denmesinin sebebi de budur aslında. Bu sorular; düşünmeyi gerektiren, gözlem yapmayı, analiz etmeyi zorunlu kılan sorulardır. Cevapları “Evet”, “Hayır” gibi olan sorular ise kapalı uçlu olup, kişiye serbest yanıt ve yorum yapma şansı vermeyen sorulardır. Koçluk seanslarımızda sıkça karşılaştığımız gibi “Ben kimim, ne istiyorum?”, “Benim için hayat nedir, ne anlam ifade ediyor?”, “Nasıl bir yaşam istiyorum, beni ne mutlu eder?” gibi soracağımız sorular, sadece kendimizin değil, başkalarının da hayatını değiştirebilir. Kişiyi harekete geçiren en önemli unsur, kendisine soracağı güçlü sorulardır. Güçlü Sorular ve Etkin Dinleme Soru sormak bir beceridir. Bu beceriyi geliştirmek, sürekli olarak kendinize soru sormaktan geçer. Ancak bunun yanında dinlemenin, dinlemeyi bilmenin de en az güçlü sorular kadar önemli olduğunu söylemem gerek. İster soruyu kendinize sorun, isterseniz bir başkasına fark etmeksizin sağlıklı bir dinleme olmadan her hangi bir farkındalığın yaşanması mümkün değildir. Dinleme sadece etkili bir iletişim aracı değil; öğrenme, anlama, sosyal becerileri geliştirmenin de önemli bir aracıdır. Dinleme güçlü soruları, güçlü sorular da farkındalık sağlayan yanıtları beraberinde getirir. Koçların en önemli becerilerinden biri de etkin dinleme becerisidir. “Önce dinle sonra soru sor” temel prensibiyle hareket eden biz koçlar biliyoruz ki, dinleme olmazsa asla güçlü soru sorulamaz ve dinlenmeyen bir durumda ortaya çıkan şey soru değil, kanaatlerin yansıtılmasıdır. İnsanlar genel olarak dinlediklerini düşünse bile gerçek bundan farklıdır. Soru sormaktan ve dinlemekten söz etmişken ünlü Antik Yunan filozoflarından Sokrates’i anmadan olmaz. İnsanlığa armağan ettiği sorgulama tekniği sayesinde akıl yürütme, eleştirel düşünme antik yunandan günümüze en önemli stratejilerimizden biri olmuştur. “Bildiğim bir şey var, o da hiçbir şey bilmediğimdir” diyerek öğrenmenin yaşam boyu bitmek bilmeyen bir uğraş olduğunu ve bilginin tek tek her insanın özünde bulunduğuna dikkat çeken Sokrates’in “Kendini Bil” öğretisi ise felsefenin temel taşı olarak insanlığa bıraktığı en büyük mirasıdır. Yaşam amacımızı bulmaya, kendi inançlarımız, değerlerimiz hakkında düşünmeye ve gerçekten hakkımızda bir şeyler bilip bilmediğimizi sorgulamaya zorlayan ünlü filozofun bu tavsiyesinden yola çıkarak kendinizi tanımanızı kolaylaştıracak sorularla sizleri baş başa bırakıyorum; • Ben kimim, neyim? • Ne istiyorum? • Nasıl biriyim, ne gibi özelliklerim var? • Olmayı istediğim kişi miyim? • Bir üst versiyonuma ulaşmam için neleri farklı yapmalıyım? • Hangi yanlarım güçlü? • Hangi yanlarımı güçlendirmem gerekiyor? • Neleri seviyor, neleri sevmiyorum? • Daha tatminkar bir yaşam için neleri değiştirmem gerekiyor?
GÜÇLÜ SORULARIN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ | Gelecek Bugün Başlar