Blog

İnsanlar Sizi Dinliyor Mu?

KOÇLUKLA ETKİN DİNLEME BECERİSİ

İnsan, sosyal bir varlıktır. İnsanın temel ihtiyaçlarından biri konuşmak ve dinlemektir. Dinlemenin kelime kökü, eski Türkçe de ‘Tın’den gelir. Tın; ruh, soluk-nefes ve tinlenmek ise nefeslenmek demektir. Dinlenmek; nefesi fark etmek, bir başkası ile bağlantı kurmak, yakınlaşmak gereksinimidir.

  İnsan yaşamının çoğunluğunu duymakla geçirmektedir. Duymak ile dinlemek aynı şeyler değildir. Dinlemek, kolay gibi görünse de büyük dikkat gerektirir. İlişkilerin kalitesini, dinleme becerisi ile birlikte davranış biçimi belirler.

  İnsan, kendi nefesine odaklandığında karşısındaki bireyin konuşmasını sadece cevap vermek üzere dinlemeye başlar. Bu tür bir dinleme biçimi, iletişimin bitmesine neden olan etkenlerden biridir. Hâlbuki rekabetin arttığı iş dünyasında, sosyal çevre ve özel hayatta başarılı olmanın kaldıraç odağı dinlemektir. Etkin dinlemeye sahip kişi, toplantıda bireylerin ifade ettiği bilgi miktarını, konuşanın amacını kolay anlar. Böylelikle büyüyen iş dünyasında istediği farkı yaratır.

  Koçlukta etkin dinleme, koçluğun temel yetkinliklerden biridir. Hepimiz gün içerisinde her an, her türlü sesi farkında olmadan duyar ve sadece dikkatimizi çeken anlamlandıramadığımız seslere odaklanırız. Normal seyrinde giden araç seslerini duyduğumuzda pek tepki vermeyiz. Fakat aynı araçtan aniden gelen uzun fren sesini duyduğumuzda ne olduğunu anlamak için dikkatimizi verir, dinlemeye başlarız.

  Bir gün orman içinde büyümüş bir mühendis ve arkadaşı öğle yemeği yemek için şehrin en kalabalık sokağında yürürler. Doğal ortamda büyüyen kişi birden cırcır böceği sesi duyar ve onu bulmaya karar verir. Arkadaşı arabaların sesinden duyabilmesinin imkânsız olduğunu, boşuna aramamasını söyler. Mühendis, arkadaşının sözlerine kulak asmayarak aramaya devam eder ve ağacın üzerindeki cırcır böceğini bulur. Arkadaşı bundan çok etkilenir ve kulaklarının ne kadar hassas olduğunu söyler, işitme becerisini, yeteneğini över. Mühendis, bunun bir yetenek olmadığını söyler ve cebinden bozuk paraları çıkartıp yere bırakır. Kalabalık kaldırımda bile bozuk paranın zemine çarpması ile çıkarttığı sesi duyup başını çeviren çok insanın olduğuna dikkat çeker.

   İnsan dikkat ettiğini işitir, dikkat ettiğini görür. Dinleme; dikkati duyulan sese vererek sağlanır. Dikkat verilmeyen bir iş doğru şekilde öğrenilmez. Yazı yazmak, kitap okumak, bir filmin konusunu anlamak, yaşam içerisinde yapılan her eylem dikkat gerektirmektedir. Mesela, bazı kişiler kolay öğrenirken bazıları o kadar kolay öğrenemez.

  Yine bir örnekle açıklayacak olursak; mesleğini yapan bir öğretmen, anlattığı konuyla ilgili öğrencisine anlattığından ne anladığını sorarken öğrenci de öğretmeninin kullandığı kelimelerle geri bildirim vermiş olur. Peki, geri bildirim nedir? Tıpkı bu örnekte olduğu gibi konuşan ve dinleyen arasındaki bilgi akışında bahsedilen konunun doğru anlaşılıp anlaşılmadığını içeren geriye dönük bilgi paylaşımına “geri bildirim” denir. Geri bildirim vererek yapılan dinleme biçimine ise etkin veya aktif dinleme denir.

  Koçlukla edinilen etkin dinleme becerisi; kalben, ruhen, zihnen tüm bedenin aynı hizaya gelmesi ile gerçekleşmektedir.

  Koçluk eğitimleriyle elde edilen etkin dinleme, geliştirilen bir sanattır. Her dinleyicinin amacına göre dinleme çeşitleri vardır. Çok az sayıda insan gerçekten dinleme yetisine sahiptir. Peki, şimdi soruyorum; sen nasıl bir dinleyicisin? Evrensel, bütün bir bakış açısıyla birlikte empati duygusu, dinleme becerisi gelişmiş olan siz, nasıl bir siz olurdunuz?

 Unutulmamalıdır ki, iyi ilişkiler iyi bir iletişimle başlar…

Nermin Şayır

İnsanlar Sizi Dinliyor Mu? | Gelecek Bugün Başlar