“Kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatın hakimisin ne de hayat karşısında çaresizsin…” Şems-i Tebrizi
İnsanın hayatındaki en önemli gerçeklik, doğru ve zamanında karar vermesidir. Hayat, önümüze seçenekler sunuyor ve biz bu seçeneklerden yapacağımız ya da yapmadığımız tercihlerle hayatımızı şekillendiriyoruz. Yapmadığımız tercihler de aslında bir tercih sonuçta...
Peki, neden bu kadar önemli karar vermek? Çünkü aldığımız bir karar ile tüm hayatımızı değiştirebiliyoruz. Bununla ilgili en güzel örneklerden biri Anthony Robbins; dünyanın en iyi ve başarılı Kişisel Gelişim Uzmanı.
Başarı hikâyesi nasıl başlıyor?
Henüz 20’li yaşlarda, Amerika’da bir markette çalışıyor. Markette, reyon görevlisi ve kasiyer gibi standart bir kişinin yapabileceği işleri yapıyor. 35 metrekarelik, yaşamakta olduğu evin mutfağı yok ve bulaşıklarını banyo yaptığı küvette yıkıyor yani kısacası zor şartlarda ve birçok insanın tercih etmeyeceği bir hayatı sürdürüyor.
Anthony Robbins, bu hayatı yaşarken aslında çok da mutlu değil ve bunun üzerine düşünüyor ve belki de hepimizin kendimize sorması gereken en önemli soruyu soruyor kendisine:
“Bu benim kaderim mi?”
Bu soruyu kendisine sorduktan sonra birkaç soru ile devam ediyor:
“Bundan sonraki hayatımda da bu şekilde mi yaşayacağım?”Bu soruları kendisine sorarak cevaplarını aramaya başlıyor. Aslında bu soruları sorarak beynimizin süper bir özelliğini de farkında olmadan keşfediyor Anthony Robbins. Çünkü beynimize soru sorduğumuzda bu soruların yanıtını vermek üzere harekete geçiyor beyin. Bu sorulara yanıt ararken Robbins, daha önceki yaptıklarından daha farklı bir şeyler yapması gerektiğini anlamış oluyor aslında ve hayatının yönünü değiştirmek için kendisini geliştirmesi gerektiğine karar veriyor. Bu karar aslında hayatının en önemli kararı olacak...
Aldığı karar üzerine kendisini geliştirmeye karar veren Robbins, o yıllarda Amerika’da çok popüler olan hızlı okuma eğitimine gitmeye karar veriyor. Çünkü kendini geliştirmek için çok okuması gerektiğine inanıyor. Hızlı okuma eğitimini başarılı bir şekilde tamamlıyor ve yaklaşık 1,5 yılda 700 kitap okuyor yani günlük ortalama 1,5 kitap. Tabii, böylece müthiş bir gelişim ve dönüşüm gerçekleşiyor Robbins’in hayatında. Ayrıca eğitimler, kurslar ve seminerler ile kendini daha da geliştiriyor. Bu süreçte öğrendiği bilgileri aktarmaya ve seminerler vermeye başlıyor.
Bugün baktığımızda, dünyada kişisel gelişim alanında bir numaralı isim Anthony Robbins. Kitapları milyonlar satıyor. Seminerleri, kapalı gişe... Hani yıllar öncesinde 35 metrekare, gecekondu tarzı bir evde yaşarken şimdi okyanus kenarında şato gibi bir malikânede yaşıyor ve toplam serveti 10 milyar dolar civarında.
Evet, gerçekten müthiş bir başarı hikâyesi ve birçok kişiye ilham kaynağı Robbins’in hayatı. Peki, bu başarı hikâyesini yaratan ne? Elbette o günkü şartlarda yaşamış olduğu hayatı sorgulayıp kendine sormuş olduğu sorular ve bu sorulara bulduğu yanıtlar ve çözümler...
Yani o gün almış olduğu karar ve bu kararla birlikte kendisini geliştirmek için yapmış olduğu davranış değişiklikleri. Özellikle de yaklaşık 1,5 yıl gibi süre içerisinde okumuş olduğu 700 kitap aslında bugünkü Anthony Robbins’i yaratıyor.
Bu, bize Rabbimizin vermiş olduğu mesaj ile ne kadar ilgili olduğunu gösteriyor. İlk ayet: OKU! Okuduk, demek ki anlamamışız. Anthony Robbins ise Allah’ın bu mesajını okumadan anlamış olmalı ki bu başarı hikayesini gerçekleştirmiş. Ayrıca Kuran-ı Kerim, İsra Suresi’nin 13.ayetinde “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” der Rabbimiz. Yine bize bu konuda ilham olacak sözleri şair Behçet Necatigil’in o müthiş dizelerinde görüyoruz:
“Ya ümitsizsiniz ya da ümit sizsiniz! Ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz!”Sözün özü, her şey sizde bitiyor!
Dün almış olduğun kararlar nasıl bugününü şekillendirdiyse bugün aldığın kararlar da yarınlarını şekillendirecek.
Kararın, kaderin olacak!