Blog

KENDİMİZE ANLATTIĞIMIZ HİKAYELER

Bazen bizi yoran şey yaşanan olay değil, o olay hakkında zihnimizde kurup kendimize anlattığımız hikâyelerdir. Farkındalıkla yeni bir bakış açısı kazanmanın tam zamanı.

Son zamanlarda insanların yüzüne baktığımda ortak bir yorgunluk görüyorum. Bu, yalnızca iş yorgunluğu değil; daha çok zihnin içinde hiç susmadan devam eden konuşmaların yorgunluğu: “Beni önemsemedi,” “Zaten ne yapsam olmuyor,” “Kimse emeğimi görmüyor.”

Bir olay yaşıyoruz. Sonra o olay bitiyor ama biz onu zihnimizde yaşatmaya devam ediyoruz. Üstelik çoğu zaman yalnızca hatırlamıyoruz; üzerine yeni anlamlar ekliyor, boşlukları tahminlerimizle dolduruyor ve sonunda kendi yazdığımız hikâyenin duygularına esir oluyoruz.

Mesajlara Yüklenen Anlamlar ve Bilinmeyenler

Bir arkadaşımıza mesaj gönderiyoruz ancak saatler geçiyor, cevap gelmiyor. Gerçekte bildiğimiz tek şey, mesajımıza henüz cevap verilmediğidir. Fakat zihnimiz yalnızca bununla kalmıyor, başkalarının yerine kendimizce yorumlar üretiyor:

  • Herhalde bana kırıldı.
  • Beni artık önemsemiyor.
  • Ben zaten insanlara gereğinden fazla değer veriyorum.

Ancak gerçek, sadece senin yorumun değildir belki de… Belki o insanın günü yoğundu, belki telefonu sessizdeydi ya da kendi hayatında çözmeye çalıştığı bir sorunla uğraşıyordu. Gerçeği bilmiyoruz, öyle değil mi? Fakat bilmediğimiz yerleri çoğu zaman korkularımızla tamamlıyoruz.

Tek Bir Anı Hayatımızın Tamamı Haline Getirmek

İş yerinde bir fikir söylüyoruz. Kimse üzerinde durmuyor ancak birkaç dakika sonra başka biri benzer bir şey ifade ediyor ve bu kez herkes onu dinliyor. İçimizden hemen bir ses yükseliyor: “Demek ki yeterince iyi değilim.”

O an yaşanan olay elbette can sıkıcı olabilir. Emeğimizin ve fikrimizin görülmesini istemek son derece insani bir ihtiyaçtır. Ancak bir anlık deneyimi, bütün değerimizin kanıtı haline getirdiğimizde kendimize haksızlık etmeye başlarız.

  • Bir toplantıda duyulmamak, değersiz olduğumuz anlamına gelmez.
  • Bir insanın bizi fark etmemesi, görünmeye değer olmadığımızı göstermez.
  • Bir işin istediğimiz gibi sonuçlanmaması da başarısız biri olduğumizi kanıtlamaz.

Bunlar yalnızca yaşanan olaylardır. Bizim kim olduğumuza dair verilmiş kesin hükümler değildir.

Başlamayı Erteleyen Hikâyelerimiz

Bir de başlamayı erteleyen hikâyelerimiz var: “Biraz daha hazır olayım,” “Şartlar düzelsin,” “Doğru zaman gelince başlayacağım.”

Günler geçiyor, aylar geçiyor; insan bazen hayatı ertelediğini kabul etmek yerine kendisine mantıklı görünen açıklamalar anlatıyor. Çünkü “Korkuyorum” demek zordur; “Henüz zamanı değil” demek daha güvenli gelir. Oysa bazen doğru zaman gelmez; biz küçük bir adım attığımızda zaman doğru hale gelir.

Cesaret de çoğu zaman başlamadan önce kapımızı çalmaz, biz korkumuza rağmen yürüdükçe yanımıza gelir.

Hikâyeyi Değiştirmek Gerçeği İnkâr Etmek Değildir

Burada kendimize sürekli olumlu şeyler söylemekten ya da yaşadığımız acıları görmezden gelmekten söz etmiyorum. Canımız yandıysa yandı, yorulduysak yorulduk… Gerçeği olduğu gibi görmek önemlidir. Fakat yaşanan bir olayı hayatımızın değişmez kaderine dönüştürmek başka bir şeydir.

  • “Bu ilişki istediğim gibi sonuçlanmadı” demekle “Ben sevilmeye layık değilim” demek aynı değildir.
  • “Bugün hata yaptım” demekle “Ben başarısız biriyim” demek aynı değildir.

İlk cümleler yaşananı anlatır. İkinci cümleler ise yaşananlardan kendimize yazdığımız ağır hikâyelerdir. Ve insan, bir süre sonra yaşadığı olayın değil, kendisi hakkında verdiği hükmün altında ezilir.

Şimdi Kendine Şunu Sor

Şu anda seni yoran şey gerçekten ne? Yaşadığın olay mı yoksa o olay hakkında günlerdir kendine anlattığın hikâye mi?

Elinde hangi gerçekler var? Hangi kısımları sen tahminlerinle tamamladın? Bu hikâyeyi korkun değil de şefkatin yazsaydı sana ne söylerdi?

Bazen değişim, kendimize yıllardır anlattığımız hikâyeyi fark ettiğimiz anda başlar. Çünkü insan, her düşündüğüne inanmak zorunda değildir, her korkusunu gerçek kabul etmek zorunda da değildir.

Cemile BAYDOĞAN
Cemile Koçluk & Etki Akademi

Kendimize Anlattığımız Hikâyeler Bizi Nasıl Yorar? | Gelecek Bugün Başlar