Blog

ODAKLAN VE YÖNET: YAŞAM ALANLARINIZDA DENGENİN ROLÜ

Tarih, 7 Ağustos 1974. 400 metre yükseklikte, Amerika’nın New York Eyaleti’nde yer alan ve daha inşaatı tam olarak bitmemiş olan İkiz Kuleler arasına çekilmiş yaklaşık 42 metre uzunluğunda çelik bir halat hayal edin. Halatın üzerinde 23 yaşında bir ip cambazı: Philippe Pettit… Çelik ipin üzerinde tam 45 dakika süren, tarihî bir denge gösterisinin mimarı… “Nasıl da orada dakikalarca dengesini koruyabildi?” diye düşünemeden edemiyor insan...  “İpe ilk adım attığımda oldukça gergindim ancak dakikalar içerisinde odaklandığım tek şey, telin titremesi olmuştu. Zaman benim için adeta durdu ve o ip üzerinde geçen sürenin 45 dakika olduğuna hâlâ inanamıyorum!” Bu sözleri gerçekleştirdiği bir röportaj esnasında dile getirmiş usta sanatçı. Bu hikâyeyi niye anlattığımı merak ediyorsunuzdur. Bugünkü yazımda, yaşamımızda kurmaya çalıştığımız denge alanları üzerine yazıyor olacağım. Haydi, yukarıdaki hikâyeden yola çıkalım ve bir denge eyleminin gerçekleşmesinde etken olan unsurlara bakalım.   Denge; tıpkı zihin, beden, ruh bütünlüğü gibi bir bütünlükten oluşur. Zihnen, ruhen ve bedenen uyum sağlayabiliyor olmaktır. Zihni bulanık olan ip cambazının odaklanması kolay olmayacaktır. Odaklanamayan ruhu, adım atacak cesareti bulmakta güçlük çekerken onu ipin üzerinde tutan bacakları ise titremeye başlayacak ve onu hedefe gitmekten alıkoyacaktır. Yaşam denen öykümüz de, bir ip cambazı misali farklı yaşam alanlarımızı bir ahenk içerisinde idare edebilmemizden oluşur.   Yaşam Denge Alanlarımız Neler? Bir ahenk ve uyum diye tanımladığımız bu durum, birden çok yaşam alanımızın içerisinde bizlere konforlu, güvenli, sağlıklı bir yaşam pozisyonu sunar. Ruh, zihin, beden bütünselliğinden yola çıkacak olursak ilk olarak uyumu sağlamamız gereken alan kendimizizdir. Bireysel denge alanımızı da üç kısımda ele alabiliriz: Genel hatları ile zihinsel, ruhsal ve fiziki veya bedensel denge.   Zihinsel Denge: Belirli bir odak noktası sağlayabilmek, o an ilgi alanınızda olan konu veya gidermeniz gereken ihtiyaçlarınız için içerisinde bulunduğunuz konuya dikkatinizi verebilmenizdir. Arka planda konuşup duran iç sesiniz o. Size ait sandığınız inançları, kalıpları, kaygıları yönetebilme durumunuzdur. Odaklanmak ve dışarıdan veya içeriden gelen uyaranlara karşı stresinizi yönetebilecek zihin halinde bulunabilmek… Aynen ipin titremesinden başka bir şey düşünemeyen Philippe gibi...   Ruhsal Denge: İnsan duygusal bir varlıktır. Doğduğu ilk günden hatta anne karnından beri duyguları tanır. Varlığı devam ettiği sürece de bu duygularla davranışlarını, tercihlerini, eylemlerini belirler. Kendi ruhunu iyi tanıyan bir kişi, gideceği yönü daha kolay belirleyebilir. Ona neyin iyi geldiğini ya da nelerden kaçınması gerektiğini bilen biri, hedeflerini buna göre önceliklendirir ve kişi daha istekli, daha motive bir şekilde yaşam yolcuğunda ilerler. Her birinizin öğrendiği öğretiler, deneyimlediği tecrübeler, sahip olduğu değerleri mevcuttur. Bizler bunu ismen tanımlayamasak da tarif edebiliriz. Saygı görmek istediğinizden bahsederken saygının bir değer olduğunu belki tanımlamazsınız ancak bu sizin yaşam alanınızda olmasını istediğiniz bir değerinizdir. Ruhsal denge dediğimizde de içsel huzuru yakalamış sizler, yolculuğunuza keyifle ve kararlıkla ilerlersiniz. Philippe'i ipin üzerinde tutan bir diğer unsur da hedefe varacağına olan inancı, kendine duyduğu öz güven hissiydi.   Fiziki Denge: Bedenen aklın, tüm vücudunun bir uyum içerisinde olması denebilir. Nefes alışverişinizin düzgün olması, tüm kan dolaşımınızı etkilemesi, bacaklarınızın titrememesi, istediğiniz yöne doğru ilerleyebilmeniz gibi... Gündelik yaşantınızda ihtiyacınız olan enerji, dengeli bir beslenme, sağlıklı bir uyku, dengeli bir bedenle mümkün olacaktır. Edindiğiniz alışkanlıklar, gerçekleştirdiğiniz hareket sıklığı fiziken dengeye ulaşmanızdaki yardımcı oyunculardır. Sağlıklı bir bedenin varlığının, yaşam kalitenizi de büyük oranda etkileyeceğini göz önüne alırsak bedensel dengenin önemi de oldukça açıktır. Peki, aradığımız denge sadece kendi içinizde mi mevcut? Yazının başlarında farklı yaşam alanlarımızda var olan bir uyumdan bahsetmiştik; peki, hangi alanlar bunlar?   Denge Arayışında Olduğumuz Yaşam Alanlarımız Yazının bundan önceki kısmında kısmen bireysel denge noktalarınıza değindik. Alt başlıkların her biri üzerine daha nice yazılacak cümle, değinilmesi gereken onlarca detay var ancak ben bugün genel bir bakış açısıyla konuyu ele almak istiyorum. Bir birey olarak devam eden hayatınızda tek başınıza değilsiniz. İlk etkileşimde bulunduğunuz ebeveynlerinizden yola çıkacak olursak bu yaşınıza kadar birçok farklı kişiyle, birden çok farklı sosyal ortamda ve çeşitli koşullarda iletişim kurmanız gerekmiştir. O halde ilk ele almanız gereken alan: İlişki Alanınızda Denge.   İkili ve Sosyal Çevrede Denge Kendiniz dışında var olan kişilerle kurduğunuz iletişiminizi ele alacak olursak ilişki alanlarınızı şu şekilde sınıflandırmanız mümkün;
  • Aile bireyleriniz ile olan ilişkileriniz,
  • Sosyal çevrenizle olan ilişkileriniz,
  • Mesleğiniz veya görev bilinci üstlendiğiniz sorumluklarınız,
  • Para ile olan ilişkiniz.
   Koçluk Soruları ile Dengeyi Nasıl Buluruz? İkili ilişkilerinizde ve toplumsal olarak yer aldığınız rollerinizde iletişim kurarken nelere dikkat ediyorsunuz?
  • Kendiniz için gösterdiğiniz bu özeni karşınızdaki kişiler için de gösterebiliyor musunuz?
  • Aile fertlerinizin sınırları, onların değerleri, farklı olaylar ve durumlara karşı bakış açıları neler ve siz bunlara ne kadar saygı duyuyorsunuz?
  • Bu sınırları ve değerleri sizler ne denli önemseyerek onları kabul ediyorsunuz?
Bir terazi düşünelim, dengede olabilmesi için iki tarafın da ağırlık bakımından eş değer olması gerekir.
  • İlişkilerinizde tek bir tarafın istekleri, öncelikleri veya talepleri ağır basıyorsa o ilişkideki denge nasıl sağlanır?
  • Yaşamınızdaki denge ne durumda?
Bu soruları sizlere yöneltiyorum çünkü her biriniz farklı bir bireysiniz ve sizin yaşamınızda tam olarak neler mevcut, bunu ben bilemem ancak bu sorularla siz kendi cevaplarınızı oluşturabilirsiniz!   Kariyer ve İş Alanınızda Denge Hayatınız devam ettiği sürece yükümlü olduğunuz sorumluluklar... Varlığınızın devamı için ihtiyacınız olan bir diğer alan mesleğiniz, işiniz,  görev olarak kabul ettiklerinizdir. Bir mühendis, bir doktor, bir kasap, bir manav veya bir ev hanımı olun, fark etmez.     Görev olarak adlandırdığınız, hayatınızın devamlılığında var olacak bu sorumluluk alanınızın da bir dengeye ihtiyacı var. Bütün bir gün sadece bu alanınıza vakit ayırırsanız aile yaşantınız, sosyal çevreniz, hepsini geçtim bireysel ahenginiz bozulur ve nereye savrulduğunuzu bilemezsiniz. Sorumluluklarınızı yerine getirirken size kazandırdıklarına bir bakın lütfen. Bu eylem, bu durum size nasıl bir katkı sağlıyor? Nefes alıyor, nefes veriyorsunuz. Tabiatınızda almak ve vermek, bir uyum içerisinde var. Siz de tıpkı nefes alıp verirkenki gibi yüklendiğiniz sorumluluklar, görevler karşısında neler aldığınızı bilirseniz çok daha kolay ve akışta kalırsınız.   Para ile Olan İlişkimizde Denge Nasıl Olmalı? Okul yıllarında, ailemizden aldığımız harçlıklarla başlar para ile olan ilişkimiz. Hatta daha da küçük yıllarda verilen bayram harçlıkları, kumbaraya atılan bozukluklarla... Bilinçli bir şekilde yönetmeyi öğrenmek yıllarınızı alsa da doğrusu parayı yönetebilmenin, her yaş döneminde hayatınızdaki rolü oldukça önemlidir. İhtiyaçlarınızı karşılamak adına bir araç olarak görev üstlenen para olgusuna bazen oldukça fazla anlamlar yüklenebiliyor. Bu alanda da bir denge kurmanız, maddi ve manevi huzurunuzu etkileyen bir faktör olarak varlığını sürdürür. Para ilişkimiz aslında bir gelir-gider dengesi kurabilmektir. Tıpkı finansal alan üzerine kurulmuş oyunlardan biri olan Cashflow oyunun temel felsefesi olan gelir-gider dengesini oluşturup bunu yönetebilme halimizdir. Paranın bir araç olduğunu hatırlarsak ve ona gerektiğince değer verirsek o da yaşam alanlarımız içerisinde uyum halinde olacaktır. Her alanda başarılı bir uyum içinde yaşıyor olmak kulağınıza nasıl geliyor? Benim, harika! Lakin ben de, sizler de her gün değişen duygu durumlarımızla akıp giden süreç içerisinde birçok deneyim tecrübe ediyoruz. Bu süreci istediğiniz gibi yönetemediğiniz anlar muhakkak olacaktır. Böyle zaman dilimlerinde alacağınız bir koçluk desteğiyle ritmi bozulan yaşam enstrümanınızı kolaylıkla işlevsel hale getirebilirsiniz. Yazımı bitirirken Mevlana’nın aynı konudaki güzel bir sözünü bırakmak istiyorum: “Hayatta denge, neyi tutup neyi bırakacağını bilmekle sağlanır.” Bir sonraki yazıda buluşana dek, kendinize şefkatli davranın, tabii bu sizin tercihiniz ise...

Katılım / iletişim formu

Başvurunuzu güvenli form üzerinden gönderebilirsiniz.