"Duygular hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Onları nasıl tanıdığımız ve yönettiğimiz ise yaşam yolculuğumuzdaki deneyimlerimizi şekillendirir."
İnsan yaşamı boyunca kendini tanıma ve duygularını keşfetme yolculuğundadır. Yaşanılan her ne olursa olsun, iyi ya da kötü duygular da bizimle bu yolculukta yer alır. Peki, siz duygularınızı ne kadar tanıyorsunuz? Duygularınızın size ne yaşattığı ve ne anlattığıyla ne kadar ilgileniyorsunuz? Gelin bu sorularımızın cevaplarını, duygularımızı ele alacağımız bu blog yazımızda arayalım…
Duygular hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Onları nasıl tanıdığımız ve yönettiğimiz ise yaşam yolculuğumuzdaki deneyimlerimizi şekillendirir. Her insan farklı duygular yaşar; önemli olan bu duyguları fark edebilmek ve onların bize neler kattığını görebilmektir. Peki, sizler duygularınızı kontrol edemediğiniz durumlar yaşıyor musunuz? Bunun yanında olumsuz düşüncelerin de olumsuz duygular yaratabileceğini biliyor musunuz?
"Her insan farklı duygular yaşar; önemli olan bu duyguları fark edebilmek ve onların bize neler kattığını görebilmektir."
İçimizde taşıdığımız birçok duygu vardır; mutluluk, sevinç, üzüntü, kızgınlık, heyecan, korku gibi… Bu duyguları yaşarken hissettiğimiz şey bizi ileriye taşıyabilir, olduğumuz yerde tutabilir ya da geçmişe götürebilir. Bu duyguların ne kadarını fark ediyorsunuz? Zihnimiz bize olumsuz düşünceleri hatırlattığı için bunları olumsuz duygulara çevirmemiz çok doğaldır. Hatta bazen bu durumu bir inanç haline getirebiliriz. Eğer bu inançları dönüştürmezsek ruh halimizde de bir sıkışmışlık hissi yaşayabiliriz. Bu sıkışmışlık bazen bir patlamaya da sebep olabilir. İşte bu yüzden duyguları tanımak kadar kendini ifade etmek de önemlidir.
Peki, duygularımızı nasıl tanıyabiliriz?
Yaşadığımız bir duygu anında, o duygunun bize ne hissettirdiğini anlamaya çalışmak, bu duyguyu kimden ve nereden öğrendiğimize bakmak, yaşadığımız duygunun bize ait olup olmadığını gözlemlemek; işte bu farkındalık, o duyguda kalıp kalmayacağımızı anlamamızı sağlar. Fark ettiğimiz bu duygu durumunu kendimizi ifade ederek de kontrol etmemiz mümkün.
"Yaşadığımız bir duygu anında, o duygunun bize ne hissettirdiğini anlamaya çalışmak, bu duyguyu kimden ve nereden öğrendiğimize bakmak, yaşadığımız duygunun bize ait olup olmadığını gözlemlemek; işte bu farkındalık, o duyguda kalıp kalmayacağımızı anlamamızı sağlar."
Duygularla yaşamak hayatımızı nasıl etkiler?
Duygularını yoğun yaşayan insanlar bazen olayların mantık tarafını kaçırabilir. Çünkü duygular yoğundur, kişi onları kontrol edemediğinde hissettiği şeyin etkisiyle mantığını kullanamayabilir. O an duygunun içinde kaybolsa da sonrasında mantık çerçevesinde değerlendirdiğinde aslında o duygunun ona ne yaşattığını fark eder. Yaşanılan bu duygular, kişinin eyleme geçememesinde de büyük rol oynar. Öyle yoğun bir duygu hali yaşar ki etrafında olup bitenin, aldığı nefesin, yaşamın, doğanın güzelliklerinin ve özellikle zamanın farkına bile varmaz. Zaman akar, hayat akar ve kişi olumsuz duyguda kaldığı sürece kendi yaşamı da tıpkı zaman gibi akar gider... Bundan böyle kişi kendini unutmuştur artık. O kadar unutmuştur ki yaşadığı olumsuz duyguları içselleştirmiş ve bir kurban rolüne girmiştir artık. Bu saatten sonra kişiyi kurban rolünden çıkarmak, etrafında olup biteni göstermeye veya anlatmaya çalışmak çoğu zaman çözüm olmaz. Çünkü kişi bunu içselleştirmiştir ve o duyguda kalmayı tercih ediyordur. Hatta çoğu zaman böyle bir inanç geliştirdiğinin bile farkında olmayabilir.
Aynı durum korku için de geçerlidir. Çocukluğundan beri yaşadığı korkuları içselleştirip inanan bir insan, bugünkü yaşamında bile aynı korkuları yaşayacağını düşündüğü için harekete geçemez, endişe ve kaygı yaşar ve maalesef ki bu duygularla yaşarken yaşamda kaybolur. Kişi ne zaman kendi içinde yaşadıklarını fark etmeye başlar, işte o an yaşamıyla ilgili bir değişim yaratır.
"İyi ve kötü duyguları zihnimizde biz yaratırız. Bu duyguları kendi düşüncelerimizle yarattığımızı fark etmemiz gerekir."
Peki, duygularımızı tanımak, onları görmek ve hissetmek bize ne kazandırır?
İyi ve kötü duyguları zihnimizde biz yaratırız. Bu duyguları kendi düşüncelerimizle yarattığımızı fark etmemiz gerekir. Bu farkındalıkla birlikte elbette her zaman ‘iyi duygu halinde’ olamayız. Belki ‘kötü’ duyguları yaşamak yerine onlardan söz etmek daha doğru olabilir. Hep iyi duygu halinde kalamayacağımız gibi hep kötü duygu halinde de kalmayız. Ancak duygularımızı yaşamaktan da kendimizi alıkoymamalıyız.
"Yaşamı ve ‘an’ı kaçırmadan, olanı olduğu gibi kabul ederek, her yaşanmışlığın bize pozitif anlamda ne kattığına bakarak daha doğrusunu öğrenmek mümkündür."
Yaşamı ve ‘an’ı kaçırmadan, olanı olduğu gibi kabul ederek, her yaşanmışlığın bize pozitif anlamda ne kattığına bakarak daha doğrusunu öğrenmek mümkündür. İleriye, hep ileriye gitmek; o anın ne kadar canlı olduğunu görmekle olur. Geçmişte yaşananlar ve gelecek endişesi kişinin şimdiki anını çalar.
Şimdi ve burada olmanın verdiği hazzı yaşamak, o anın bize sunduğu güzelliklere odaklanmak, aldığımız her nefesin farkına varmak, güne pozitif düşüncelerle başlamak ve sahip olduğumuz her şeyin farkında olmak… İşte bütün bunlar duygularımızı yaşamamıza yardımcı olur. Şükretmek de duygularımızı kontrol etmemizde bize fayda sağlayacaktır. Duygularımız var olduğu sürece, yaşamın her alanında bize eşlik edecektir. Yaşadığımız bu duygularla anda kalıp var olmak, gelişmek, büyümek… Nefesin, yaşamın, zamanın ne kadar kıymetli olduğunu görmek; en önemlisi ‘o anın farkına varmak’; şimdi ve burada olmak ve şükretmek…
Yaşam yolculuğunda bu büyülü varoluşu böylece doyasıya yaşayabiliriz.
YAŞAM YOLCULUĞUNDA DUYGULARA TANIK OLMAK | Gelecek Bugün Başlar