GÜCÜNÜ KEŞFET!

İçinizdeki gücü bir kez fark ettiğinizde zihin buna uyumlanmaya başlar, zihin netleşme yolları arar ve çözümü deneyimlemek ister. İlk çözüm, durumu tanımlamaktır. Haklı ya da haksız da olsanız içinizdeki rahatsızlık hissi devam eder. O an, düşünceleri yönetmek için çabalamadan, dingin ve açık bir zihinle durumu inceleyin.

Tekrar durumu düşünün.

Zihninizde geçmişin görüntüleri belirmeye başlayacaktır. Esasında bunun GEÇMİŞ olduğunu biliyorsunuz. Çözümü ararken zihin tarafından size gösterilen alan GEÇMİŞTİR. Hata arıyordur. O zaman içinde deneyimlediğimiz duygularla temas ettiğimiz duygusal alan da GEÇMİŞTİR. O anki duygularla verdiğiniz tepkileriniz de GEÇMİŞTİR. Oysaki siz ‘ŞİMDİ’desiniz!

Şimdi ve burada!

Duygu seviyenize bakın. Bu geçmiş alanı olmadan nasıl hissederdiniz?
Nasıl biri olurdunuz?

Rahatsızlık hissi ile dolu olan size, biraz daha şefkatli yaklaşın. Şimdi ve burada, bunu kimse sizin yerinize yapamaz. Zamanın bu anında, bu hikâye olmasaydı, haklı olmanız kalıbı olmasaydı, sizi içine çeken geçmişin yanılsaması olmasaydı, NELER OLURDU?

Şimdi ZITLAŞTIRMAYI deneyelim…

Haklı olan taraf yerine, siz haksız olun. Haksız taraf olan siz, nasıl hissederdiniz?
Durumu kendinize doğru çevirdiğinizde nasıl birisiniz?
Bu size ne ifade ediyor?
İki durum arasında yanıldığınız tek bir alan bulduğunuzda, zihnin sisteminde savunma alanı başlayacaktır.

NLP ile öz programlamada her kavram dönüştürülebilir. Sizi, gerçeklikle savaşmadan ‘şimdi’de olmayı deneyimlemeye davet eder. Zihninizi, olanı seven bir zihne dönüştürmek mümkündür. İnat ederek savunduğunuz her ne varsa, oraya bir daha bakın. Değişimi yaratan çözüm, ezberin bozulduğu veya katlanılan durumun içinden oluşur. Bizler seans sırasında bu idrak ve farkındalığı sizlere koçluk sorularıyla  sağlarken sizler, bu süreçte tek başınıza olmamanın kolaylaştırıcılığını deneyimliyorsunuz…

 

Koçluk Soruları ve NLP ile öz programlama

 

“NLP ile öz programlamada her kavram dönüştürülebilir. Sizi, gerçeklikle savaşmadan ‘şimdi’de olmayı deneyimlemeye davet eder…”

 

 

 

Bir müzik aletini akort etmek gibi düşünün. Dinlemekten keyif alacağınız o muhteşem müziğin ortaya çıkması için notaların doğru sesi vermesini sağlayabilmeliyiz. Gerekli düzenleme ve düzeltmelerden sonra eşsiz bir müzik lezzeti deneyimleyebilirsiniz. Enstrümanı akort etme fikri, size neler ifade ediyor?

Pratiğe motive olmak!

Koçluk araçlarıyla SADE pratikleri uygulayabilir olmak ve koçların bu araçları kendilerinden ekleme çıkarma yapmadan saf haliyle danışanın kullanabilmesini sağlayabilmeleri oldukça önemlidir. Koçlar, bu araçlarla danışanın kendisiyle bütünleşmesine gözlemci olurken, Koçluk bilgi ve becerileri ile doğru ve güçlü soruları sorabiliyor olmaları, ortaya çıkan sonuçlarda gerçek ihtiyaçları belirleyecektir ve bu rasyoneldir.

Kendini temelde güvende hisseden danışan, seans içinde adım adım kendini açacaktır. Sakince içine dönüş yapacağı bu akışı sağlayacak ortamı  ise her zaman koçlar oluşturma sorumluluğundadır.

Temel soru ise hakkında pek konuşmadığımız bir konudur.

Potansiyelinizdeki güç nedir?
Herhangi bir gücünüz var mı?
Gündelik yaşamda bunun ne kadar farkında olarak yaşıyorsunuz?
Güç nedir ve nerededir?
Kendinizin araştırmacısı olmak nasıl mümkün olur?
Kendi gerçekliğini kontrol etme yeteneği mümkün müdür?

 

Kendiyle Konuşan Koç!

Karar vermekte zorlanma, ikilemler, verdiği kararlardan kolay cayma ve dengesiz tutumlar her şeye olan inancı kaybettirir. Bırakılmayan, geride kalmasına izin verilmeyen her durum, bugün hayatınıza sağlıklı yaşanamayan ilişkiler olarak etki eder. Emin olunamayan tutumlar, karşıdaki kişiye olan bakışa yansıyan emin olamama haline evrilir.

Sizi sürekli arafta bırakan kişi ve durumlardan uzak durmak, başlarda kendi dengenizi korumanızı sağlar. Ancak daha sonra içsel rahatsızlık devreye girer, çünkü tamamlanmayan, yarım kalan ne varsa zihni meşgul eder. Bir KOÇ ADAYININ  şahsi bir konuda kendi iç gözlemiyle ilgili olarak benimle paylaştığı kısacık bir kesit:

Şimdi onun bana söylediği cümleleri yeniden incelemek istiyorum.’ Küçük yalanlardan bir şey olmaz sanmıştım ama yanılmışım’ dedi. ‘Hiç bir şey düşünemiyorum, yolumu kaybetmiş gibiyim, derinleşmekten kaçıyorum ve doğru yanlış ayrımı yapamıyorum’ dedi.

Peki o bunları söylerken ben o an ne yaşıyordum? Tek kişilik tiyatroda duygularımda boğuluyordum ama tekrardan aynı depresyonları yaşamamak için bu döngünün çamurundan çıktım. Süreç bana çok şey öğretti. Ben gerçekten ne istiyorum? Ego çatışmalarından yoruldum, onun tuzağına yine düşmek istemiyorum. Yeniden seven yüzümü gösterir göstermez pişman ediyor. Duygularımı değil, mantığımı kullanmaya karar veriyorum.

Hatta hayatımda tutarlı olmayan hiçbir şeyi yaşamımda tutmak istemiyorum. Benim sevgimi garanti görmesine sebep olmaktan ve asla telafi etmediği şeyleri içimde kendi kendime sürekli affetmekten pişman oldum. Sevginin hakkını veremeyen, sevgiye layık olmayan hiç kimseyi yaşamımda tutmak istemiyorum. Sevgimi yükseltmem gereken kişi o değil. Bataklıkta debeleniyor gibiyim. Bu durumdan çok sıkıldım. Ben mutlu bir yuva kurup, vakti geldiğinde anne olmak istiyorum ve bu kişi o kişi değil. O kişi o değil çünkü bu onun hayali değil. Evet, evet… Bu benim hayalim, onun hayali değildi. Hiç olmadı ki…”

 

Kendiyle Konuşan Koç! Plasebo Etkisi

 

Zihnin yapısını bilmek bizim için en güçlü çözüm araçlarından biridir.  Pozitif düşünceyi PLASEBO;  negatif düşünce, stres ve korkuyu NOSEBO olarak tanımlarlar. Bilim ve ilim alanıyla buradan bakarsak; pozitif bir noktadayken, yani hissedilen duygu, sevgi ve aşk gibi yüksek duygulardayken beynimiz oksitosin hormonu salgılar.

Bu hormon bizi sevdiğimiz kişiye bağlar ve partnerinizi de çekici kılar. Beraberinde beyin büyüme hormonlarını salgılar. Bu halin kimyası sizi canlandırır, cildinizi dahi parlatmaya başlar. Zihnimizde ne düşünürsek o oluruz. Plasebo etkisi yaratmak sadece sağlıkla ilgili değildir. Bu, zihnimizde var olan kökteki inançlarımızdan gelir. Periferik sinir sistemi, merkezî sinir sistemine bağlıdır.

Anatomik ve metabolik etkileriyle beraber vücudumuzda yönettiği iki etki alanı vardır.  Parasempatik sinir sistemi (Dinlenme esnasında aktif olan, vücut enerji kaynaklarının korunması) ve Sempatik sinir sistemi (Korku, kaygı, tehlike, kaçma gibi durumlarda, gerilim anında vücudu uyararak harekete geçmesi) incelendiğinde;  korku ve stres hormonlarının devrede olduğu an merkezi sistemin bağışıklık sistemini dahi kapattığı bilinir.

Öğrenim düzeyindeki bu basit bilgiden yola çıkarak bakarsak; zihnimizde yarattığımız görüntülerin ve düşüncelerin etkileri,  aslında bilinçaltıyla yaşama entegre olduğumuz güçlü bir otopilottur. Biz, kendi davranışlarımızı sabote ediyor ancak bunu fark etmiyoruz. Kendimize yüklediğimiz inançları, alışkanlıkları kimlerden kopyaladık bu zamana kadar?

Sevmediğimiz aynı hayatı/hayatları yaşamaya daha ne kadar devam edeceğiz?

İstek ve arzularla bilinçli bir yaratıma geçmemizi ne mümkün kılar?
Kurban olmak mı, yaratıcı olmak mı? Zihnimizi değiştirmek özgürlüktür ancak bilinçli zihin ve bilinçaltı zihin farklı yollarla öğrenir.

 

NLP – Neuro-Linguistic Programming

“En basit haliyle, talimatları siz veriyorsunuz. Ortaya çıkarmak istediğiniz potansiyelinizin gücünü siz belirliyorsunuz. İnsanî yanılgılara son vermeyi başardığınızda, işlevsiz kalan potansiyelinizi performansa dönüştürebiliyorsunuz…”

 

 

Başarılı olma alışkanlığı kazanmak, ‘ben başarılıyım’ tekrarlı ifadesinin alt inancı ile yerleşir NLP (Neuro Linguistic Programming) alanında beynin nöron yapısı ve nörotransmitterler arası hormonel transferleri ve dil aracılığı ile yeniden kodlama uygulamaları incelenerek; süper öğrenme enerji psikolojisi ve yeni program oluşturmak gibi kavramlarla bir takım teknikler geliştirilmiştir.

En basit haliyle, talimatları siz veriyorsunuz. Ortaya çıkarmak istediğiniz potansiyelinizin gücünü siz belirliyorsunuz. İnsanî yanılgılara son vermeyi başardığınızda, işlevsiz kalan potansiyelinizi performansa dönüştürebiliyorsunuz. Çünkü kaynağın merkezi içimizdedir. Başkalarının sizi sıkıştırdığı yerle başa çıkıp oradan çıkmayı başarabildiğiniz an, vizyonlarınız gerçek olur.

NLP uygulamalarından bağımsız, yaratıcı zihninizle yeniden bağlantı kurmanızı sağlayan KOÇLUĞU ve bilincinizi yükseltip hayatınızda varmak istediğiniz nokta için yola girme sürecinizi sağlayan KOÇLUK SEANSLARINI hayatınıza alın. Koçluğun olduğu yerde düzen, çözüm ve  sağlıklı iletişimler vardır. Her kapının anahtarı farklıyken koçluk, tüm kapıları açabilen tek anahtardır. Rasyonel yaklaşımlarla tüm durumlarınıza çözümler getirmenizi sağlar.

Az maaş alan işçinin grevi gibi potansiyeliniz sizi sıkıştırır. Siz buna sıkıntı dersiniz, oysaki üretkenlik gücünüz sizi sıkıştırıyordur. Kendinizi bağlı hissettiğiniz alanlar nelerdir? Bağımsızlık için ne mümkün?

Kişisel gelişim SWOT analizinden de öte bir bilinçten bahsediyorum. Burada koçluk, farklı bir alana geçmenizi sağlar. Siz o deneyimsel alanda değişime ve dönüşüme ulaşırsınız. Koçluk, bilinçli bakış açısının çok önemli  hale geldiği bir alandır. Farkındalıkla yaşamak bir disiplindir. Bu etkiye, seanslarla ve koçunuzun takip sürecinde sizinle olmasıyla ulaşabilirsiniz. Bu sayede kendinizi daima bulunmak istediğiniz alanda tutabilirsiniz, artık  potansiyelinize erişebildiğiniz yerdesinizdir.

Karar Vermek için SWOT Analizi

 

“Yeterince iyisiniz, kendinize inanın ve izin verilmesini beklemeyi bırakın. Kendinize şunu söyleyebilmek çok şeyi değiştirir: Benim iyi bir potansiyelim var!”

 

 

Tabakta kalan son parçayı alıp yemek! Hak ettiğinizi bilmek!

Yeterince iyisiniz, kendinize inanın ve izin verilmesini beklemeyi bırakın. Kendinize şunu söyleyebilmek çok şeyi değiştirir:

“BENİM İYİ BİR POTANSİYELİM VAR!”

 

En iyi fikirleriniz sadece ortaya çıkmayı bekliyor. Başkalarının bilmediğini biliyorsunuz; KENDİNİZİ!

Kendinizde gördüğünüz potansiyel nedir?
Neler yapabileceğinize dair bilinç nasıl ortaya çıkar?
Size ‘yapamazsın!’ diyen sese inanmayı bırakırsanız neler olur?
Yeteneklerinizin gerçek olmadığına kendinizi inandırmayı bırakırsanız neler olur?

Vizyonlarınızın yolundan devam ederseniz emin olun gerçekleşecektir. Her an vizyonunuzu geliştirebilirsiniz. Süreyi belirleyen performansınızı ise koçluk ile oluşturabilirsiniz. Heyecan verici hâkimiyetinizi yaşamanızı sağlayabilirsiniz. KOÇLUK ile zihninize farklı deneyimler yaşamayı öğretiyor olacaksınız.

Zorlukların üstesinden gelmek ve kendinize olan güveni yeniden oluşturmak, zihninizin sınırlarını alt etmek, inandığınız kalıpları kırmak adına doğru adımlar atmak  ve yaşamınızı yeniden tasarlamak mümkündür. Bağımlılık yapıcı stres duygularının yerini, heyecan verici hâkimiyetlere dönüştürmek mümkündür. Kişiliğiniz, kişisel gerçekliğiniz, var olma potansiyeliniz ile açığa çıkmayı bekliyor.  Kurban olmak yerine yaşamınızda yaratıcı olacağınız bir bilince gelmeniz mümkündür.

Bu blog yazımdan sonra  bilinciniz de neler değişti, lütfen yorumlara yaşadığınız etkiyi yazın ve herkese ilham olmayı seçin. Daha sonra yazılanları okumak size neler yaşatacak gelin beraber yaşayalım…

Picture of Fatih Elibol
Fatih Elibol
Fatih Elibol Uluslararası Koçluk Federasyonu’nun (ICF) MCC (Master Certified Coach) unvanlı sayılı koçlarından biri ve bu unvanı alan 33. Türk koçudur. Koçluk mesleğinde doldurduğu 25 yıldan sonra “lortların koçu” olarak bilinmektedir.

Post a comment

Bağışınız İçin Teşekkürler

Online ödeme

Aşağıda ki bağlantıya tıklayarak bağışınızı yapabilirsiniz.

GBB Kitap al

Aşağıda ki bağlantıya tıklayarak imzalı GBB kitabını sipariş ver.

havale/eft

GELECEK BUGÜN BAŞLAR DERNEĞİ

Banka
: HalkBank
İBAN: TR48 0001 2009 1470 0016 0000 16