Hayat, sürekli yoğun ve hızlı bir şekilde devam ediyor. Hepimiz, özel ve iş yaşamlarımızdaki ilişkiler, sorumluluklar, yoğunluklar, finansal baskılar, gelecek kaygısı ve diğer günlük zorluklarla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Bu karmaşıklığın içinde içsel dengemizi korumak, kendi merkezimizde kalabilmek ve odak noktamızı kaybetmemek; zihinsel, ruhsal ve fiziksel sağlığımızı sürdürebilmemiz için oldukça önemlidir. Peki, tüm bu içsel ve dışsal faktörlerin etkisinden kendimizi nasıl koruyabilir ve dengede kalabiliriz?

“Kendi merkezinde kalmanın ilk adımı, kendini tanımaktır…”
-
Kendini Tanımanın Gücü
Kendi merkezinde kalmanın ilk adımı, kendini tanımaktır. Kendi duygularımızı, düşüncelerimizi, değerlerimizi, inançlarımızı ve sınırlarımızı fark etmemiz, zorluklara karşı daha sağlam bir duruş sergilememize yardımcı olur. Kendini incelemek, nelerin bizi gerçekten mutlu ya da mutsuz ettiğini, hangi anlarda huzurlu olup hangi anlarda stres yaşadığımızı, nelerin bize iyi gelip nelerin gelmediğini bilmekle ilgilidir. Kendimizi tanımak, kendi merkezimizde kalma bilincinde olmak ve kendimize odaklanmak; dış dünyanın etkilerine daha az kapılmamızı ve içsel gücümüzle hareket etmemizi sağlar.
Kendi içini dinlemek, duygusal durumuyla yüzleşmek, içsel istekleriyle barışmak ve öz denetiminin sorumluluğunu kabule gönüllü olmak; dışsal baskılara karşı güçlü bir duruş sergilemeye yardımcı olacaktır. Bu süreç, sürekli gelişmeyi ve öz şefkati gerektirir. Bu da içsel dengeyi sağlamayı ve hayatının her alanına yaymayı mümkün kılar.

“Odağını kaybetmemek, gerçekte kendi değerini bilmek ve ona göre bir yol haritası oluşturmak anlamına gelir.”
-
Odağını Koruma
Dışsal etkenler ve hayatın zorlayıcı koşulları bazen odağımızı kaybetmemize neden olabilir. Bu zamanlarda dikkatimizi öz düzenlememize yoğunlaştırmamız, hayatın karmaşıklığına karşı bir kalkan görevi görür. Odağını kaybetmemek, gerçekte kendi değerini bilmek ve ona göre bir yol haritası oluşturmak anlamına gelir. Herhangi bir olaya ya da duruma aşırı tepki vermek yerine objektif bir bakış açısıyla değerlendirmek ve daha sakin kalabilmek odağımızı korumamızı sağlar.
Odağımızı kendimizde tutmanın ve korumanın yollarından biri, günlük hedeflerin belirlenmesi ve bunlara sadık kalmaktır. Her gün küçük bir adım atmak; büyük hedeflere ulaşmayı, motivasyonu yüksek tutmayı ve yalnızca önemli olana odaklanmayı sağlar. Ayrıca zihinsel berraklık oluşturacak mindfulness (bilinçli farkındalık), nefes ve meditasyon teknikleri, kişiye anın içinde olma bilinci kazandıracaktır.

“Yaşamda dengeyi sağlayabilmek için bütüncül olarak hem fiziksel hem zihinsel hem de ruhsal sağlığımızı önemseyen bir yaşam tarzını benimsememiz çok önemlidir.”
-
Bütüncül Sağlık
Yaşamda dengeyi sağlayabilmek için bütüncül olarak hem fiziksel hem zihinsel hem de ruhsal sağlığımızı önemseyen bir yaşam tarzını benimsememiz çok önemlidir. İş ve özel hayat arasında denge sağlamak, kendine zaman ayırmak, spor yapmak, sağlıklı beslenmek, uyku düzenine dikkat etmek ve makul düzeyde sosyalleşmek, dengede kalmanın temel konularındandır. İçsel dengeyi sağlamak için atılacak adımlar, daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürdürmemizin kapılarını aralar.
Pek çok insan, yaşamlarını dışsal ve toplumsal beklentilere göre yönlendirir ancak kendini dengeye kavuşturmanın yolu, kesinlikle başkalarına değil, kendine odaklanmak ve kendi merkezini korumakla mümkündür. Zihinsel, ruhsal sağlık ve duygusal regülasyon (düzenleme), dengeyi oluşturur ve bunun sürdürülebilir olması, zorluklarla başa çıkma kapasitemizi arttırır.

“Dış dünyadan gelen etkiler ve içsel kaygılar zaman zaman bizi strese sokabilir. Stresle baş etme yöntemlerini öğrenmek, merkezde kalabilmemize yardımcı olur.”
-
Stresle Baş Etme Stratejileri
Dış dünyadan gelen etkiler ve içsel kaygılar zaman zaman bizi strese sokabilir. Stresle baş etme yöntemlerini öğrenmek, merkezde kalabilmemize yardımcı olur. Farkındalık artışı, nefes egzersizleri, ibadet ve meditasyon yapmak, güzel bir uyku, ılık bir duş, yürüyüşler ya da herhangi bir spor aktivitesi, bize iyi gelen bir hobi, evimizde huzur bulduğumuz bir köşeye çekilip kendimizle baş başa kalmak, güzel bir kitap okumak, komik bir film izlemek, keyifli bir müzik dinlemek, belki o müziğe kendimiz de eşlik etmek hatta kendimizi müziğin ritmine bırakarak dans etmek ya da bize ne iyi geliyorsa onu yapmak, stresi yönetmemize ve stresle baş etmemize yardımcı olabilir. Düzenli aralıklarla yaptığımız bu iyi olma hali çalışmaları, gevşememize ve zihnimizi yeniden odaklanmamıza katkı sağlar.
Bir de olumsuz duygulara ve düşüncelere takılmamak, onlar gelse bile -onlara tutunmadan- geçip gitmelerine izin vermek, bunu bilinçli bir pratiğe dönüştürmek çok önemlidir. Böyle zamanlarda kendimize nazik ve şefkatle yaklaşmak da çok kıymetlidir. Bilinçli bir tercihle bu şekilde davranma pratiği yapmak, stresi daha kolay ve rahat aşmamızı sağlar.

“Hayatın değişimlerine uyum sağlamak ve adapte olmak, içsel dengeyi sürdürmenin en önemli anahtarlarından biridir.”
-
Zihinsel Esneklik ve Adaptasyon Yeteneği
Hayatın değişimlerine uyum sağlamak ve adapte olmak, içsel dengeyi sürdürmenin en önemli anahtarlarından biridir. Zihinsel esneklik, hayata uyum sağlama olanağı sağlar. Bu esneklik, bizi dışsal etkilerden daha az etkilenir hale getirir ve merkezimizde kalmamızı sağlar. Zihinsel esnekliğin gelişmesi için de farklı bakış açılarına açık olmak ve her durumun aslında bize bir öğrenme fırsatı sunduğunu bilmek gerekir.
Değişime direnmek yerine onu kabul etmek, yeniliklere adapte olmak bize zihinsel esneklik sağlar. Esneklik, stresli anlarda soğukkanlı ve duygusal olarak da dengede kalabilmemize katkı sunar.

-
Dikkat Dağıtıcılardan Kendini Koruyabilmek ve İzole Edebilmek
Günümüz dünyasında o kadar çok dış uyarana ve dikkat dağıtıcıya maruz kalıyoruz ki, gerçekten de dikkatimizi odaklanmak istediğimiz alanda tutabilmek oldukça zorlaşıyor. Dikkat dağıtıcılar bir ses, görüntü, hareket, dışarıda akan trafiğin gürültüleri, telefonumuza gelen bildirimler, mesajlar, aramalar, e-postalar ve sürekli ekranlarımıza düşen reklamlar gibi pek çok şey olabilir. Tüm bunlardan kendimizi koruyabilmek için sınırlandırmalara gitmek veya kendimize uygun düzenlemeler yapmak gerekir.
-
Duygusal ve Psikolojik Dayanıklılık (Rezilyans)
Rezilyans; yaşanan zorlayıcı ve olumsuz durumlar sonrasında onu atlatabilme, onun duygusal ve psikolojik etkileri ile baş edebilme, onlardan ders çıkararak tecrübeye dönüştürebilme, sonrasında zarar görmeden eski haline dönebilme, zorluklara karşı dayanabilme gücü ve yeteneğidir.
Hayatta her şeyin geçici, değişken ve dönüşken olduğunu ve hiçbir şeyin -mutlulukların da, üzüntülerin de, sevinçlerin de, zorlukların da- kalıcı olmadığını bilmek de çok önemlidir. Olaylara ölümden başka her şeyin bir çaresi olduğu ön kabulü ile bakabilirsek -hayatta olduğumuza göre- durumlara çözümler bulabiliriz. Bizi aşan durumlarda da ilahi sisteme ve Yaradan’a güvenmek, bizi hayat karşısında güçlü kılacaktır.
Hepimize, kendimizden ve Yaradan’dan güç alacağımız dengeli ve mutlu bir yaşam diliyorum.